Bylock Nedir? Bylock kullanma suçu ve cezası

Yargıtay 16. Ceza dairesinin son kararları ışığında bylock kullanma suçu ce cezası ile hangi hallerde bunun suç oluşturmayacağı üzerinde bir yazı hazırlıyorum. Burada ki amaç AK ile KARA nın birbirinden ayırtedilmesidir. Ayrıca bu konuyu irdelememin sebebi gerçek FETÖ cüler ile FETÖ mağdurlarını birbirinden ayırmaktır. Bylock kullanıcısı olduğu ileri sürülen ve makeleyi yazdığım tarih itibari ile yaklaşık 100 bin kişi olduğunu düşünürsek, durumun vehameti daha açık ortaya çıkmaktadır.

Bylock Kullanma Suçunun Yatarı Ne Kadar?

Bu kişiler silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 7 yıl 6 ay ceza almakta ve takdiri indirimi ile 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmaktadırlar.

Bknz:Silahlı Terör Örgütüne üye olma suçu bu konumada göz atabilirsiniz.

Bylock Nedir?

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 02.07.2018 tarihli ve Esas no: 2018/60 Karar no: 2018/909 ile bylock un tanımını yargıtay içtihatlarına aşağıda yazılı şekilde açıklamıştır. Buna göre;

Ankara C. Başsavcılığı Bakanlık Muhabere Bürosu’nca tüm İl Başsavcılıklarına göndermiş olduğu T.C. Başbakanlık Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığının 09/12/2016 tarih 2016/104109 numaralı Bylock Uygulaması Teknik Raporu başlıklı Teknik Bilirkişi inceleme raporunun tetkikinde söz konusu mesaj uygulamasının, G. bir kripto sistemi ile internet bağlantısı üzerinden erişim sağlanmak suretiyle gönderilen her bir mesajın farklı bir kripto anahtarı ile şifrelenerek iletilmesine dayanan bir tasarıma sahip olması, uygulamanın akıllı telefonlara yüklendikten sonra kullanılabilmesi için kullanıcı adı ve şifrenin akabinde cihaz üzerinde rastgele oluşturulan kullanıcıya özel G. bir kripto grafik şifrenin belirlenmesi, bu bilginin uygulama sunucusuna kriptolu olarak iletilmesi işlemlerinin yapılması gerektiği, bu şekilde kullanıcı bilgilerinin ve iletişiminin azami şekilde güvenliğinin sağlanması amacının güdüldüğü, iki kullanıcının haberleşmesi için her iki tarafın çoğunlukla yüz yüze veya bir aracı vasıtasıyla temin edilen kullanıcı adlarının eklenmesinin gerektiği, ancak bundan sonra her iki kullanıcının birbirini eklemesi akabinde mesajlaşmanın başlayabileceği, gerçekleştirilen haberleşmenin cihaz üzerinde belirli sürelerde manuel bir işleme gerek duyulmaksızın otomatik olarak silindiği ve olası bir adli işlem neticesinde cihaza el konulması durumunda dahi kullanıcı listesindeki kişilere ve haberleşmelere dair geçmiş verilere erişime engelleyecek şekilde sistemin kurgulandığının açıklandığı görülmüştür. Rapor içeriğinde ByLock uygulamasının, tersine mühendislik, kripto analiz, ağ davranış analizi ve bağlantı kurulan sunucular tarafından cevap veren kodlar da dahil olmak üzere detaylarına uzanan teknik çalışmalar sonucunda , aşağıda yer verilen sonuç ve değerlendirmelere ulaşıldığı anlaşılmıştır.

1- )ByLock uygulamasının, G. bir kripto sistemiyle internet bağlantısı üzerinden iletişim sağlamak üzere, gönderilen her bir mesajın farklı bir kripto anahtarı ile şifrelenerek iletilmesine dayanan bir tasarıma sahip olduğu görülmüştür.

2- )Uygulamayı geliştiren ve kullanıma sunan şahsın, Daha önce yaptığı işlere dair referanslarının bulunmadığı, Sektördeki geçmişinin belirsizlik arz ettiği, Erişilebilir iletişim bilgilerinin bulunmadığı, Gerçekleştirilen iş ve işlemlere ( sunucu ve IP kiralama ) ait ödemelerin anonimlik içeren yöntemlerle ( Paysera ) gerçekleştirildiği, Kullanıcı sayısını artırmayı ve ticari değer haline gelmeyi hedeflemediği, Uygulamanın tanıtılmasına yönelik girişimlerin bulunmadığı tespit edilmiştir.

Diğer taraftan, uygulamanın Litvanya’da sunucu kiralanmak suretiyle kullanıma sunulması ve kiralama bedellerinin ise “Paysera” adlı anonimlik sağlayan ödeme sistemiyle gerçekleştirilmiş olması, bu girişimin kurumsal ve ticari mahiyetinin bulunmadığını teyit ettiği belirlemiştir.

Kaldı ki,

Uygulamaya ait kaynak kodları içerisinde bir takım “Türkçe” ifadelerin yer alması, Kullanıcı adlarının, grup isimlerinin ve çözümlenen şifrelerin büyük çoğunluğunun Türkçe ifadelerden oluşması, Çözümlenen içeriklerin neredeyse tamamının Türkçe olması, Uygulama sunucusu yöneticisinin, Ortadoğu IP adreslerinden uygulamaya erişimi engellediğini belirtmesine rağmen, gerçekleştirilen engellemelerin tamamına yakının Türkiye IP adreslerine yönelik olması, Türkiye’den erişim sağlayan kullanıcılara ait kimlik bilgilerinin ve iletişimin gizlenmesini sağlamak amacıyla kullanıcıların uygulamaya erişimini, VPN vasıtasıyla gerçekleştirilmesine zorlanması, Bunun yanı sıra, ByLock’a dair “Google” üzerinden gerçekleştirilen aramaların neredeyse tamamının Türkiye’deki kullanıcılar tarafından gerçekleştirilmesi ve uygulamaya Türkiye IP adreslerinden erişimin engellendiği tarih itibariyle uygulamaya yönelik “Google” aramalarında büyük bir artış olması, Ayrıca, ByLock’la ilişkili internet kaynaklı yayınların ( sosyal medya, web siteleri vb. ), çoğunlukla sahte hesaplar üzerinden FETÖ/PDY lehine paylaşımlarda bulunulması,

İki yüz bini aşkın kullanıcı kitlesine sahip ByLock’un “15 Temmuz Darbe Girişimi” öncesinde ne Türk kamuoyu ne de yabancılar tarafından bilinmemesi/tanınmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, anılan uygulamanın global bir uygulama maskesi altında. FETÖ/PDY mensuplarının kullanımına sunulduğu yönünde kanaate varıldığı,

3- ) Uygulamanın akıllı telefonlara yüklendikten sonra kullanılabilmesi için kullanıcı adı/kodu ve parolanın, akabinde cihaz üzerinde rastgele el hareketleriyle oluşturulan kullanıcıya özel G. bir kriptografık şifrenin belirlenmesi ve bu bilgilerin uygulama sunucusuna kriptolu olarak iletilmesi işlemleriyle, kullanıcı bilgilerinin ve iletişimin güvenliğinin azami şekilde korunmasının amaçlandığı,

Diğer taraftan, kullanıcı hesabı oluşturulması sırasında kişiye ait özel bir bilginin ( telefon numarası, kimlik numarası, e-posta adresi vb. ) talep edilmemesi, global ve ticari benzer uygulamalarda olduğu şekilde kullanıcı hesabını doğrulamaya yönelik bir işleyişin ( sms şifre doğrulaması, eposta doğrulaması vb. ) bulunmamasının esaslı sebebinin, anonimliğin sağlanması ve kullanıcı tespitini zorlaştıracak önlemlerin kurgulanmasından kaynaklandığının değerlendiriliği,

4- ) Uygulama geliştiricisinin, otorite imzalı SSL sertifikası kullanmadığı, kendi oluşturduğu bir SSL sertifikasını kullandığı tespit edilmiştir. Ancak global ve ticari anlık mesajlaşma uygulamalarının “otorite imzalı SSL sertifikası” kullandığı, bununla kullanıcı bilgilerinin ve iletişim güvenliğinin sorumluluğunu ücreti mukabilinde bu otoriteye bıraktığı bilinmektedir. ByLock uygulamasında ise, uygulama geliştiricisinin, kullanıcılara ait bir takım bilgilerin sertifika otoritesine gitmesini istememesi sebebiyle “otorite imzalı SSL sertifıkası tercih etmediği değerlendirilmektedir. Uygulama geliştiricisinin sistem, işleyiş, kullanıcı güvenliği bakımından aldığı diğer önlemler de nazara alındığında, kullanıcılara ait haberleşme trafiğinin kendi uygulama sunucusu harici bir noktaya akışını engelleyen ilave bir önlem olarak tasarladığının görüldüğü,

5- ) Uygulamaya kayıt işleminin, sistemde kayıtlı kullanıcılarla iletişim kurmak için yetkili olmaması, iki kullanıcının haberleşmesi için her iki tarafın, çoğunlukla yüz yüze veya bir aracı ( kurye, mevcut ByLock kullanıcısı üzerinden vb. ) vasıtasıyla temin edilen kullanıcı adlarının/kodlarının eklemesinin gerekmesi; mesajlaşmanın, her iki kullanıcının da birbirini eklemesinden sonra başlatılabilmesi sebebiyle haberleşmenin, sadece oluşturulan hücre tipine uygun şekilde gerçekleştirilmesine imkan verecek şekilde kurgulandığı,

6- ) Uygulama üzerinden sesli arama, yazılı mesajlaşma, e-posta iletimi ve dosya transferi gerçekleştirilebilmektedir. Bununla, kullanıcıların örgütsel mahiyetteki haberleşme ihtiyaçlarının, başka herhangi bir haberleşme aracına ihtiyaç duyulmadan gerçekleştirildiği ve tüm iletişim sunucu üzerinden geçtiğinden oluşturulan grupların ve haberleşme içeriklerinin uygulama yöneticisinin denetim ve kontrollerinde olmasını sağladığı,

7- ) Gerçekleştirilen haberleşmenin, cihaz üzerinden belirli sürelerde manuel isleme gerek duymaksızın otomatik olarak silinmesi, kullanıcıların, haberleşme güvenliği bakımından silmeleri gereken verileri silmeyi unutsa dahi sistemin gerekli tedbirleri alacak şekilde tasarlandığını göstermektedir.

Böylece ByLock uygulamasının, olası bir adli işlem neticesinde cihaza el konulması durumunda dahi uygulamada ver alan kullanıcı listesindeki diğer kullanıcılara ve uygulamadaki haberleşmelere dair geçmiş verilere erişimi engelleyecek şekilde kurgulandığı, ayrıca uygulamaya ait sunucu ve iletişim verilerinin, uygulama veri tabanında kriptolu olarak saklanmasının, kullanıcı tespitinin önlenmesi ve haberleşme güvenliği için alınan ilave güvenlik tedbiri mahiyetinde olduğu,

8- ) Kullanıcıların kendilerini gizlemek amacıyla;

Çok uzun haneli parola belirlediği, örneğin çözümü tamamlanan veriler arasında 38 haneye varan parolaların yer aldığı ve çözümü tamamlanan parolaların yarısından fazlasının 9 hane ve üzerinde karakter içerdiği,

Belirli bir tarihten sonra uygulamanın Android Market veya Apple AppStore’dan indirilmesi yerine, kullanıcıların cihazlarına manuel olarak yüklendiği, Uygulamaya kayıt esnasında gerçek isimlerin “Kullanıcı Adı” olarak belirlenmediği, Haberleşme içeriklerinde ve uygulamadaki arkadaş listelerinde kişilerin gerçek bilgileri yerine örgüt içerisindeki kod adlarına yer verildiği görülmüştür. Elde edilen ve çözümleme işlemleri tamamlanan mesajlasma içeriklerinin tamamına yakınının FETÖ/PDY unsurlarına ait örgütsel temas ve faaliyetleri içerdiği ve örgüte ait jargonla örtüştüğü,

9- ) FETÖ/PDY unsurlarınca gerçekleştirilen 15 Temmuz 2016 askeri darbe girişimi sonrasında adli kontrol işlemlerine ( gözaltı, tutuklama, yakalama vb. ) tabi tutulan örgüt mensuplarının ifadelerinden, 2014 yılının başlangıcında FETÖ/PDY örgüt üyeleri tarafından örgütsel haberleşme aracı olarak kullanıldığı anlaşıldığının teknik analiz sonucu ortaya konulduğu görülmektedir.

Program üzerinde yapılan incelemelere göre giriş şifresi oluşturulduktan sonra sisteme Türkiye haricinden başka bir ülkenin Server ( Sörvır )’ı üzerinden bağlantı sağlanabilmekte, Bylock üzerinden gönderilen mesajlar, mesajı gönderdikten sonra alıcı tarafından silinmemiş ise 24 saat içerisinde mesaj sistem tarafından otomatik olarak silinmekte, ancak gönderici mesajı gönderdikten sonra mesajı telefonundan silerse, alıcı mesajı okuduktan sonra sistem mesajı otomatik olarak silmekte, Bylock içerisinde gelen mesajlardan telefonların özelliklerine göre ekran görüntüsü kopyası alınabildiği anlaşılmaktadır.

Bylock programının kulanılmaya başlanmasının bir isim ve bir adres belirlemeyle gerçekleşmesi, bu adresin hotmail, gmail veya yahoo gibi bir adres olmamakla birlikte kısa bir isim ve rumuz olarak belirledikten sonra bir rakam, bir harf ve bir karakter kombinasyonundan oluşan en az 8 karakterli bir şifre oluşturulmasını gerektirmesi, şifre oluşturulduktan sonra sisteme Türkiye haricinden başka bir ülkenin serverı üzerinden bağlantının sağlandığı, Bylock üzerinden gönderilen mesajların mesajı gönderdikten sonra alıcı tarafından silinmemiş ise 24 saat içerisinde sistem tarafından otomatik olarak silindiği, yine gönderici mesajı gönderdikten sonra mesajı telefonundan silerse, alıcı mesajı okuduktan sonra sistemin mesajı otomatik olarak sildiği, Bylock üzerinden gelen mesajlardan telefonların özelliklerine göre ekran görüntüsü kopyası alınabildiği, Bylock ana sayfada bir kişi bir başka kişiyi eklemediği sürece birbirleri ile mesajlaşamadığı, bu sistem üzerinde grup kurma özelliği mevcut bulunmadığı, birbirlerini ekleyen kişilerin sadece dm ( direkt mesaj ) şeklinde görüşme yapabildiği tespit edilmiştir.

Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında By- Lock paylaşımlarının kripto özelliği ile başkalarının erişimini engelleyen bir akıllı telefon uygulaması olup herkesin kullanabileceği bir program olmadığı, programın en önemli özelliğinin sadece tarafların kullanıcı adlarını bilmesi ve karşıdan gelen onay kodunu girmesiyle çalışması bu doğrultuda aslen bir mesajlaşma programının özünü teşkil eden herkesle haberleşme imkanının kullanıcıya sağlanmasının bütünüyle kısıtlanarak sadece belli kişilerle haberleşme imkanı sağlanması haberleşecek kişininde bu durumu hem bilmesi hemde izin vermesi gerekliliğinin genel itibariyle kullanılan tüm mesajlaşma programlarının asli amacına aykırı olması, kullanıcının kendi rehberinden kişilerle dahi bu program üzerinden görüşme yapamayacağı dahi dikkate alındığında kullanıcının görüşmek istediği karşı tarafında dahi izin verip vermemek suretiyle kullanıcının mesajlaşma istediği üzerinde tasarruf hakkı sahibi olduğu görülmektedir. Söz konusu amaca hizmet eden ve bu şekilde bir kullanım sistemine sahip olan bilinen bir programın olmadığı görülmektedir.

Kısa sürede 1 milyona yakın kullanıcıya hizmet verdiği söylenen bir uygulamanın, kişisel çabayla sürdürülmesi ve finanse edilmesi, bu işin doğasına aykırı olup, normal şartlarda Bylock’un bu alanda hizmet veren bir şirket tarafından satın alınması veya yatırımcı alarak büyüme yoluna gitmesi beklenirken, uygulama mağazalarından çekilmiş olması ve hiçbir reklam almaması tamamı ticari amaçla yapılmış tip programların üretim gayesinin bütünüyle dışında bir davranış tipi olarak görülmüş olup, hiçbir uygulama programı için gösterilmeyen bu tutum ve davranış biçiminin sadece kullanıcıların iyiliği için gerçekleştirilmiş olduğunu kabul etmek mümkün görülmemiş, herhangi bir mantıklı bir izahı olmayan bu tutumun programın sıradışı ve dikkat çekecek şekilde açıkça özel bir kitleye hitap etme yönündeki gayeye işaret ettiği kanaatine varılmış olup ayrıca hakkında terör örgütü üyeliği suçlaması yapılan kişiler dışında kalan kitlenin söz konusu programdan tabiri caizse neredeyse habersiz olması bütünüyle manidar görülmüştür.

Bylock programınının appstore ve google play gibi kamuya açık mobil uygulama mağazalarında bulunmadığı, ancak telefona dışarıdan flaş bellekle yüklenebildiği bilgisi doğrultusunda programın tercih edilmesinin nedeninin başlıca nedeninin ise “sanal ağ bağlantısı sağlayan vpn programlarıyla çalışan yapısı nedeniyle, görüşmelerin yurt dışı serverler üzerinden yapılmasını sağlaması, bunun da örgüte istihbarat çalışmalarına takılmama imkanı vermesi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

2010 KPSS soruşturmasında 100 ve üzeri soruya doğru cevap veren 3 bin 227 şüpheliden 700’ünün aktif şekilde bylock programı kullandığı tespit edilmesi dikkate alındığında söz konusu programın özellikle illegal bir amaç doğrultusunda hareket eden kitle tarafında kullanıldığı ayrıca tesadüf ile açıklanamayacak şekilde yine söz konusu terör örgütünün yasa dışı bir sınav manipülasyonunda kullanılması açık bir biçimde söz konusu programın örgüt mensuplarının kullanımına hasredildiği kamuoyuna yansıyan bilgiler doğrultusunda anlaşılmaktadır.

Yukarıda izah edilen durum ve maddi tespitlerin hepsi birlikte değerlendirildiğinde, ByLock uygulamasının, global bir uygulama görüntüsü altında münhasıran FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının kullanımına sunulduğu bu meyanda söz konusu programı kullanan kişilerin herhangi bir tereddüte yer vermeyecek şekilde terör örgütü mensubu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Denmektedir.

Yargıtayın Bylock Kararları

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16.MD-956 E, 2017/370 Sayılı kararı ile onanarak kesinleşen ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Sayılı kararında açıklandığı üzere; ByLock iletişim sistemi, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacaktır.

Yargıtay 16. Ceza Genel Kurulu

Kısacası Bylockun suç olması için yargıtay şunları söylemiştir:

  1. Örgüt talimatı ile bu ağa dahil olmak
  2. Gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanmak
  3. 1 ve 2 de sayılanları tespit ederken; her türlü şüpheden uzak, teknik verilerle kesin kanaate ulaşmak gerekirki, kişi örgüt üyesi olsun.

ByLock uygulaması programını indirmek, mesajlaşmak/haberleşmek için yeterli değildir. Öncelikle kayıt esnasında kullanıcının bir kullanıcı adıyla parola üretmesi, mesajlaşma için ise kayıt olan kullanıcılara sistem tarafından otomatik olarak atanan ve kullanıcıya özel olan ID ( kimlik ) numarasının bilinmesi ve karşı tarafça onaylanması gerekmektedir. Karşılıklı ekleme olmaksızın iletişime geçilme imkanı bulunmamaktadır.

Yargıtay aşağıdaki kararı ile bylock indiren ve tespiti teknik verilerle ispatlanan herkesi örgüt üyesi kapsamına almıştır:

ByLock iletişim sisteminde bağlantı tarihi, bağlantıyı yapan IP adresi, hangi tarihler arasında kaç kez bağlantı yapıldığı, haberleşmelerin kimlerle gerçekleştirildiği ve içeriğinin ne olduğu tespit edilebilmektedir. Bağlantı tarihinin, bağlantıyı yapan IP adresinin tespit edilmesi ve hangi tarihler arasında kaç kez bağlanıldığının belirlenmesi, kişinin özel bir iletişim sisteminin bir parçası olduğunun tespiti için Yeterlidir. Haberleşmelerin kimlerle yapıldığı ve içeriğinin ne olduğunun saptanması ise kişinin örgüt içindeki konumunu tespit etmeye yarayacak bilgilerdir.

ByLock kullanıcı tespitleri ByLock sunucusunda kayıtlı IP adresleri üzerinden tespit edilebilmektedir. ByLock sunucusunda kaydı olan kullanıcıların User-ID ( Kullanıcı No ) tespiti yapılabilmekte ve mesaj içeriklerinin çözümü gerçekleştirilebilmektedir. Bu sebeple ByLock tespit değerlendirme tutanağında yer alan User-ID ( Kullanıcı No ), şifre ve gruba kayıtlı kişilerin tespiti bu kişilerin birbirleriyle olan ilişki ve irtibatların ortaya konulması sanığın hukuki durumunun belirlenmesi bakımından önemlidir.

ByLock
kullanıcılarının tespitleri açısından operatörler tarafından tutulan CGNAT ( HİS
) kayıtları bir çeşit üst veridir. CGNAT kayıtları özet veri olması sebebiyle
bir iz ve emare niteliğinde olduğundan tek başına kişinin gerçek ByLock
kullanıcısı olduğunu göstermez. Kişiler iradeleri dışında ByLock sunucularına
yönlendirilmiş olabilirler. Nitekim, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde
yürütülen ve BTK tarafından yapılan teknik çalışmalar sonucunda iradeleri
dışında ByLock sunucularına yönlendirildikleri saptanan 11.480 kişinin
tamamının CGNAT kayıtlarının olduğu ve tespit edilen CGNAT kayıtlarına göre
ByLock uygulamasının IP’lerine bağlantıya yönlendirildikleri belirtilmektedir.

Kişinin
User-ID ve şifrelerinin belirlenememesi ve fakat CGNAT kayıtlarıyla ByLock
sunucusuna bağlantı yaptığının tespit edilmesi halinde, kişinin gerçek ByLock
kullanıcısı olduğu ancak henüz User-ID ve şifresinin tespit edilemediği
anlaşılabileceği gibi; ByLock sunucularına tuzak yöntemlerle ( Morbeyin vb. )
yönlendirilmiş olabileceği sonucuna da ulaşılabilir.

Bu sebeple ancak operatör kayıtları ve User-ID eşleştirmesi doğru yapılabilen kişilerin gerçek ByLock kullanıcısı olduklarının kabulü gerekeceğinden, kişinin örgütsel gizliliği sağlamak ve haberleşmek amacıyla ByLock sistemine girdiğinin ve bu sistemi kullandığının, User-ID, şifre ve grup elemanlarını içerir ByLock tespit değerlendirme tutanağı ve CGNAT kayıtlarını içeren belgeler ile kesin olarak kanıtlanması zorunludur…” biçimindeki görüş ve kabullü vardır.

Bylock ile suçlanan kişilerin dosya içeriğinde olması gerekenler

  1. Emniyet Müdürlüğü KOM şubesi tarafından hazırlanan Bylock tespit ve değerlendirme tutanağı.
  2. Bylock Server’ı Log Kayıtları ve varsa Bylock içerikleri
  3. BTK tarafından gönderilen CGNAT kayıtları yada GSM operatorleri tarafından internet bağlantı iletişim sorgu sonuçları.
  4. HTS analiz raporu.
  5. Cep telefonlarından yapılan görüşme raporları.
  6. Dijital meteryallerin incelenmesine ilişkin soruşturma aşamasında yapılan işlemlerin sonuç raporları.

Bylock yargılamalarında dikkat edilmesi gerekenler:

Savunma avukatları, gerçek FETÖCÜLERLE, FETÖ tarafından mağdur edilen suçsuz insanları ayırt etmekte mahkemelere yardımcı olmalıdır. O yüzden biraz teknik bilgi içeren bu donelere dikkat edilmesi gerekmektedir.

  • Kişi morbeyin mağdurumu?
  • Yukarıda sayılanlar dosya içerisinde mevcutmu?
  • Bylock tespit ve değerlendirme tutanağında, kişi bylock kullandığının tespiti TEKNİK VERİLERE mi dayanmış?
  • KOM şubesinin bylock tespit ve değerlendirmeye ilişkin raporlarında, USER-ID tespiti yaparken, örneğin; USER-ID tespit edilmemesine rağmen, Kişi Mardinlidir dolayısı ile USER47 diye bir kullanıcı almış olabileceği değerlendirilmiştir demektemidir?
  • CGNAT kayıtlarındaki tarih ve saat uyumu, diğer verilerle uyuşmaktamıdır?
  • Kişi sorgulamalarda suçunu ikrar etmişmidir?
  • Teknik verilere ilişkin, anlamadığınız konularda bilirkişi incelemesi talep ettinizmi?
  • User-ID operatör kayıtları ile eşleşiyormu?

Sonuç olarak: Gerek özel avukatlar, gerekse de CMK tarafından atanan zorunlu müdafii lere burada çok iş düşmektedir. Çünkü FETÖ gibi eli kanlı silahlı terör örgütleri, mahsum insanları da bylock mağduru yapmakta ve bu şekilde propagandalarını sürdürmektedirler. Bu sadece FETÖ değil, FETÖ benzeri örgütlerin başvurduğu yoldur. Ne kadar çok mağdur yaratırlarsa o kadar çok propaganda yapmış olacaklardır.

Biz avukatlar görevimizi iyi yaptığımız sürece, mahkemelere bu konuda yardımcı olduğumuz sürece, mahsum insanların ceza almaması yönünde başarılı olacağız. Unutulmamalıdır ki ülkemizde 10 binin üzerinde insan MORBEYİN mağduru olduğu sonradan ortaya çıkmıştır.

Av. Gülizar ÖZTEMEL

Mardin Barosu Avukatıdır. Malatya inönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Anadil seviyesinde, Almanca ve Kürtçe dillerini bilmektedir. Halen Mardinin Artuklu ilçesinde Avukatlık Mesleğini icra etmektedir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı