Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçu

Silahlı Terör Örgütü Nedir?

Bir oluşumun silahlı terör örgütü olarak tanımlanabilmesi için kanun koyucu bir takım kıstaslar getirmiştir. Bunlar:,

1-) Türk Ceza Kanunu’nun 220. Maddesindeki örgüt tanımına uymak:

“Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.”

TCK Madde 220/1

2-) Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı) 1. Maddesindeki Terör Tanımına Uymak:

Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasî, hukukî, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir.

3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu 1. Maddesi. Terör nedir?

3-) Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı) 7/1. Maddesindeki Terör Örgütleri Tanımına Uymak:

Cebir ve şiddet kullanılarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemleriyle, 1 inci maddede belirtilen amaçlara yönelik olarak suç işlemek üzere, terör örgütü kuranlar, yönetenler ile bu örgüte üye olanlar Türk Ceza Kanununun 314 üncü maddesi hükümlerine göre cezalandırılır. Örgütün faaliyetini düzenleyenler de örgütün yöneticisi olarak cezalandırılır.

3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu 7/1. Maddesi. Terör Örgütlerinin Tanımı

Bunların hepsini yaparken siyasi bir amacı olmalı ve bu amaçları gerçekleştirmesi için, yeterli silahı olmalı yada bu silahları kullanabilecek imkana sahip olması gerekmektedir.

Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçu

Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçunda korunan hukuki değer: 

Devletin Anayasal düzeni, bu düzene hakim olan ilkeler, devletin birliği ve ülke bütünlüğünün korunması suretiyle kamu güven ve huzuru temin edilerek bireyin Anayasada güvence altına alınan hak ve özgürlüklerine yönelik fiillere karşı korunmasıdır.

Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçunun maddi unsurları:

Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçunda Fail:

TC. vatandaşı olan ya da olmayan herkes olabilir.

Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçunun mağduru:

Demokratik bir toplumda temel hak ve hürriyetleri güvence altına alınmış olarak barış içinde yaşama hakkı olan her bir bireydir.

Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçunda Fiil-Tipik Eylem:

TCK’nın 314/1 maddesinde tahdidi olarak belirtilen, Devletin anayasal düzenine, birliğine ve ülke bütünlüğüne karşı suçları işlemek amacıyla kurulan silahlı örgütü yönetmektir. Böyle bir örgüt, 3713 sayılı Kanunun 3. maddesi gereğince terör örgütüdür. Aynı nedenle suç, mutlak terör suçlarındandır.

Örgütü yönetmekten bahsedebilmek için öncelikle TCK’nın 220. maddesinde öngörülen şartlarla birlikte, amaç-saik, yöntem ve elverişlilik kriterleri itibariyle de terör örgütü vasfını haiz bir örgütün bulunması gerekir.

Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçunun manevi unsuru:

Suç işlemek üzere kurulmuş bir örgüte üye olmak saikine dayanan doğrudan kastla işlenebilen bir suçtur. Bu suç olası kast ile işlenemez. Suç örgütünün varlığı için suç işlemek amacının açık bir şekilde ortaya konulmuş olması gerekir. Bir oluşumun çekirdeğini oluşturan kişiler suç işlemek amacıyla hareket etmekle birlikte, oluşumun içinde yer alan fakat bu amaçtan habersiz olan kişiler, suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüte üye olmaktan veya bu örgütü yönetmekten sorumlu tutulamazlar. (Özgenç, Suç Örgütleri sh. 21,22) Bu halde sorumluluk, TCK’nın 30. maddesinde düzenlenen “hata” kurumuna göre çözüme kavuşturulmalıdır. (Dairenin 18.07.2017 tarih, 2016/7162- 2017/4786 sayılı kararından)

Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçunda Hukuka Aykırılık;

Kişi hak ve hürriyetlerinden hiç birisinin, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamayacağına dair Anayasanın 14. maddesinde de açıkça vurgulandığı üzere, bu suç herhangi bir hukuka uygunluk sebebi kapsamında işlenemez. Hiç bir devlet, hiç kimseye birliği ve ülke bütünlüğünü, anayasal düzenini bozacak bir hukuk düzeni kurmaz.

Doktrin ve yerleşik uygulamalara göre, Terör Örgütünü Yönetmek

Terör örgütünü yönetmek Nedir?

  • Örgüt hiyerarşisinin çeşitli basamaklarında örgütün amaçlarına ve yöntemlerine uygun biçimde örgüt faaliyetlerini sevk ve idare etmek olarak tanımlanabilir. Yönetici suç ortaklığına komuta eden ve örgütün kurallarını gösteren kişidir. (Simeone I Reati Associativi, op.cit.s 257 aktaran Turinay Faruk Terör Amaçlı Örgütlenme Suçu sh.269)
  • Suç veya terör örgütünü yönetmek; onu sevk ve idare etmek, kısmen veya tamamen, bölgesel, yerel veya genel olarak yönetip yönlendirmek, hiyerarşik yapıya ve varsa işbölümüne uygun olarak emir ve talimat vermek, bunların yerine getirilmesini bekleyip denetlemek, gerekli olduğunda da emrine veya örgütün talimatlarına riayet etmelerini cezalandırmaktadır.Kişinin somut olayda yönetme kudretine, sevk ve idare yeteneğine fiilen sahip olup olmadığına bakılmalıdır (Şen E.-Eryıldız S. Suç Örgütü sh.107). 
  • Fail, hiyerarşik olarak örgüt üyeleri üzerinde bulunuyor, geniş bir alanda iş bölümü yapabiliyor, örgüt üyeleri üzerinde sevk ve idarede bulunabiliyor, örgütsel faaliyetlerin organizasyonunda, icrasında; harekete geçiren, engelleyen veya durduran olarak rol üstlenebiliyor, bu faaliyetleri denetleyebiliyor ise yönetici olarak kabul edilebilecektir.
  • Örgüt yönetmek; örgütün amaçları doğrultusunda örgütü idare etmeyi, emir ve direktif vermeyi, örgüt içinde inisiyatif ve karar verme gücüne sahip olmayı gerektirir. Örgütün varlığının, etkinliğinin ve gelişiminin sağlanması, hedeflerinin belirlenmesi, program ve stratejilerinin saptanmasını ifade eder. Ancak örgütün faaliyetleri çerçevesinde sadece belirli bir suçun işlenmesini organize edenler bu suçun işlenmesini planlayıp yönetenler örgüt yöneticisi olarak kabul edilemez. 
  • Geniş bir alanda faaliyet yürüten örgütlerin yöneticileri, örgüt yapılanması da dikkate alınarak somut olayın özelliklerine, bu kişilerin örgütün hiyerarşik yapısı içerisindeki konum ve görevlerine göre belirlenmelidir. Bu tür örgütlenmelerde her yöneticinin örgütün tamamını yönetmesi mümkün olmadığından, örgütün bölge, il, ilçe sorumlularının yönetici olup olmadıklarının sorumluluk sahalarındaki örgütsel faaliyetlerin yoğunluğu da gözetilerek belirlenmesi gerekir.
  • Örgüt yöneticileri, hiyerarşik açıdan emir ve talimat vermeye yetkili olduğu mensupların, örgütün amaçları doğrultusunda işledikleri suçlardan dolaylı fail olarak sorumludurlar (TCK 220/5m.) (Dairenin 18.07.2017 tarih, 2016/7162- 2017/4786 sayılı kararından ).
  • Failin örgüt yöneticisi olup olmadığı, örgütün organizasyon yapısı, hiyerarşisi ve kişilere verilen görevlerin önemi esas alınmak suretiyle belirlenecektir (Baltacı Vahit Terör Suçları ve Yargılaması sh.183). Bu tespitte belirleyici olan, failin örgüt hiyerarşisi içindeki sıfatı değil ve fakat yönetip yönlendirdiği faaliyetlerin, örgütün amaç ve etkinliği bakımından önemidir. Bu nedenle failin hiyerarşik konumu, üstlendiği görevler esas alındığında dahi belli bir hiyerarşik seviyenin üstünde bulunan kişilerin yönetici olarak kabulünde zaruret vardır. Zira gerek kanun koyucunun aynı cezai yaptırımı öngörerek örgüt yöneticiliğini, örgüt kurma fiili ile aynı ağırlıkta bir ihlal olarak görmesi, gerek mülga 765 sayılı TCK’nın 168 maddesinde yer alan, “silahlı çetede amirliği ve kumandayı haiz olmak” ve 141. maddesindeki, “cemiyetlerin faaliyetlerini tanzim veya sevk ve idare etmek” kavramları ile mer’i 3713 sayılı Kanunun 7/1 maddesinde yer verilen “örgütün faaliyetlerini düzenleyenlerin de örgütün yöneticisi olarak cezalandırılacağına” dair kavramlar gerekse örgütle kurulan “organik bağın” sonucu olarak her seviyede belli ölçüde talimat alma-verme, astları yönetme olgusunun, örgütlü suçların doğasında mündemiç bulunması birlikte değerlendirildiğinde, yöneticilikten maksadın hiyerarşik yapının belli seviyede üst katlarını ifade ettiğini kabul etmek gerekir. Bu görüş Yüksek Yargıtayın istikrar kazanmış uygulamalarında da benimsenmiştir. Nitekim silahlı terör örgütlerinin kırsalda faaliyet gösteren tim, manga, bölük sorumluları ile faaliyet yoğunluğu bulunmayan kimi il sorumluları örgüt yöneticisi olarak değil, örgüt üyesi olarak cezalandırılmaktadır.

TCK m. 220/1’de düzenlenen örgütü yönetme suçu niteliği gereği devamlılık gerektirdiğinden, mütemadi bir suçtur.

Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçunun Cezası

Bir kişi bu suç ile yargılanıyorsa, yada şüpheli sıfatında sorgulanıyorsa bir avukattan yardım alması gerekmektedir.

Bu suçun cezası sonuç olarak (genellikle böyle sonuçlanmaktadır.): TCK’nın 314/2, 53, 58/9, 63 ve 3713 Sayılı Kanun’un 5/1 maddesi gereğince 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılır.

TCK 62 ye göre 1/6 oranında indirilir. Sonuç olarak kişi 6 yıl 3 ay hapis cezası alır.

Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçunun yatarı ne kadardır?

Sanığa verilen ceza 6 yıl 3 ay 0 gün hapis cezasıdır. Sanığa verilen cezadan koşullu salıverilme süresi (şartla tahliye) çıkarıldığında YATARI: 4 YIL 8 AY 10 GÜN HAPİS cezasıdır.

Sonuç
ceza 1 yıldan fazla olduğundan 5275 Sayılı Kanunun 105/A maddesi
gereğince Sanık denetimli serbestlikten doğrudan yararlanamaz.

Sanık 3 YIL 8 AY 10 GÜN HAPİS cezasını ceza infaz kurumunda çektikten sonra denetimli serbestlikten yararlandırılarak serbest bırakılır.

NOT: Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olup, mensup oldukları örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilenler, koşullu salıverilme tarihine bir yıldan az süre kalması halinde açık ceza infaz kurumuna geçebilirler.

Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçu Avukatı

Sonuç olarak; Mardin, Diyarbakır, Batamn, Şırnak, Şanlıurfa, Gaziantep, Van, Hakkari gibi doğu ve güneydoğu illerinde PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olma suçunun işlendiğine fazlaca rastlamaktayız. Son dönemlerde ise FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile birlikte tüm ülke genelinde bu suçun işlendiğine rastlamaktayız.

Yukarıda da belirttiğim üzere, kişisel bilerek yada bilmeyerek bu suçu işleyebilmektedirler. Ancak bu kişilerin fazla mağdur olmamaları adına avukatlardan yardım almalarını tavsiye ediyorum. Zira bu suç ağır ceza mahkemlerinde genelliklede kişinin tutuklu yargılaması ile sonuçlandırılır.

Şunuda belirtmek isterim ki bu suçu işleyenler genellikle; Mardin terör suçları Avukatı, Mardinin en iyi fetö avukatı, mardin silahlı terör örgütüne üye olma suçu avukatı, mardin bylock avukatı, mardin bylock savunma avukatı v.s gibi terimler ile google, yandex v.b arama motorlarında avukat aramaktadırlar. Ancak sürekli bloğumda ve web sitemde belirttiğim gibi, Türk Hukuk Sisteminde böyle bir ayrım yoktur. 4 yıllık Hukuk Fakültesini bitiren ve avukatlık stajını tamamlayan her avukat bu davalara bakabilmektir. Dikkat etmeniz gereken kıstasların başında, avukatınızın ne derece ve hangi sıklıkla cezaevinde ziyaret ettiği, bu ziyaretlerde yapılması gerekenlerin konuşulması, mahkemelerde izleyeceğiniz yol haritaları, suç ile ilgili kanun, yargıtay kararları, anayasa mahkemesi kararları v.b konuları sizlere ulaştırıp üzerinde değerlendirme yapmanızdır.

Av. Gülizar ÖZTEMEL

Mardin Barosu Avukatıdır. Malatya inönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Anadil seviyesinde, Almanca ve Kürtçe dillerini bilmektedir. Halen Mardinin Artuklu ilçesinde Avukatlık Mesleğini icra etmektedir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı