Örgüt Propagandası Suçu ve Cezası

Terör Örgütü Propagandası Nedir

Terör örgütü propagandası suçunun fiili – hareketini propaganda yapmak oluşturmaktadır.

Propaganda; Bir öğreti, düşünce veya inancı başkalarına tanıtmak, benimsetmek ve yaymak amacıyla söz, yazı vb. yollarla gerçekleştirilen çalışma, yayma anlamına gelir.

Yargıtay içtahatlarına göre propaganda; bir bütün olarak toplumun ya da belirli bir kesimin inanç, tutum ve davranışlarını yönlendirmek amacıyla bilinçli olarak seçilmiş bilgi, olgu ve savları sistemli bir çaba ve çeşitli araçları kullanarak yayma etkinlikleridir. Propaganda; geniş bir kitleyi, belirli hedefler doğrultusunda ikna etme çabasıdır. Bu yolla kitle desteği istenmektedir” şeklinde bir tanımlama yapar.

Sonuç olarak kişi propaganda suçunu işleyebilmesi için belli bir düşünceyi yaymak için hareket etmelidir.

Terör örgütü propagandası suçu 3713 sayılı TMK (Terörle Mücadele Kanunu) 7/2 de düzenlenmiştir.

Terör Örgütü Propagandası Suçunun Cezası

3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 7/2 sinde düzenlenmiştir. Kanuna göre;

Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca, basın ve yayın organlarının suçun işlenmesine iştirak etmemiş olan yayın sorumluları hakkında da bin günden beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu 7/2 Maddesi

Yani kanun koyucu diyorki:

  • Meşru gösterecek şekilde veya övecek şekilde
  • Cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde yapılması gerekmektedir.

Ayrıca kanun koyucu Terörle Mücadele Kanunu Kapsamında bunlarıda direk propaganda suçu olarak saymakta:

  • Toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında gerçekleşmese dahi, terör örgütünün üyesi veya destekçisi olduğunu belli edecek şekilde;
  • 1. Örgüte ait amblem, resim veya işaretlerin asılması ya da taşınması,
  • 2. Slogan atılması,
  • 3. Ses cihazları ile yayın yapılması,
  • 4. Terör örgütüne ait amblem, resim veya işaretlerin üzerinde bulunduğu üniformanın giyilmesi.

Terör Örgütü Propagandası Suçunun Cezasını artıran sebepler

Bunları yaparken aşağıdaki yöntemlere başvurmuşsan cezan artacak diyor.

  • Basın yayın yoluyla işlersen yani internet ortamında; facebook, twitter, youtube v.b sosyal medyalar ile diğer iletişim araçlarını kullanırsan cezanı yarı oranında artırırım diyor.

Ancak yargıtay bir kararında kişinin sosyal medyasının herkese açık olmaması nedeniyle yani sadece belli arkadaş grubuna açık olduğunu söylerek bunu basın yayın yoluyla yapılmış bir suç olarak saymamıştır.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 2016/6239 E. 2017/987 K. ;“Somut olayda umuma kapalı sadece sınırlı sayıda arkadaşına açık facebook profili üzerinden silahlı terör örgütünün propagandasını yaptığı anlaşılan sanık hakkında unsurları oluşmayan 3713 sayılı Kanunun 7/2-2. cümlesi uyarınca artırım cümlesi uyarınca artırım yapılamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayini, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 07.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”

Terör Örgütü Propagandası Sayılmayanlar

Haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.

Yargıtayın Terör Örgütü Propagandası saymadığı olaylar

  • Yargıtay duruşma salonunda tutuklunun “y…… p..” şeklinde bağırmasını propaganda suçu olarak kabul etmemiştir. Kararında ise, söz konusu söylemin, “terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da teşvik edecek nitelikte olmamasını” gerekçe göstermiştir.
  • Yargıtayın başka kararında ise: Üzerinde “K……” yazılı ve sarı-yeşil-kırmızı renkler olan tişört ile vesikalık fotoğraf çektirdikten sonra bu tişört üzerinde giyinik olduğu halde İlçe Kaymakamlık binasındaki Nüfus Müdürlüğü’ne giderek nüfus cüzdanını değiştirmek istemesi şeklinde gelişen olayda; eylemin silahlı terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da teşvik edecek nitelikte olmadığı, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği halde yazılı gerekçe ile sanığın beraatı yerine mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA 25.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”
  • Yargıtay yine başka bir kararında: tek başına “g….. marşının” TMK m.7/2 kapsamında sayılamayacağını vurgulamıştır. “Somut olayda sanığın terör örgütünün üyesi veya destekçisi olduğunu belli edecek şekilde slogan attığı belirlenemediğine göre, ”g….. marşının” anılan Kanunun 7. maddesinin 2. fıkrasının ilk cümlesi kapsamında kalmadığı, bu Kanunun 7/2-b bendinde tahdidi olarak sayılan yöntemlerin kullanılmadığı anlaşılmakla, unsurları oluşmayan suçtan beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
  • Yine yargıtay başka bir kararında: 15 Temmuz Darbe teşebbüsünden sonra, çalıştığı mahkemeye gelen mübaşirin sarf ettiği; “siz yanlış biliyorsunuz, bu hükümetin bir oyunu, … oyunu, tankın içindeki ateş edenler vatandaşlar tarafından linç edildi, o kadar askeri yere yatırdılar, işkence yaptılar, siz hiçbir şey bilmiyorsunuz, bu olay hükümetin bir oyunu,…’in oyunu”, “bu darbe hükümetin bir oyunudur” şeklindeki cümleler, Yargıtay tarafından ağır eleştiri olarak tanımlanmış ve TMK m.7/2 kapsamında görülmemiştir.
  • Anayasa Mahkemesi Ayşe Öğretmen kararında: Terör veya terör örgütü ile bağlantılı olsa bile şiddete başvurmayı cesaretlendirici ifadeler yer almayan, terör suçlarının işlenmesi tehlikesine yol açmayan, terör örgütünün ideolojisi, toplumsal veya siyasal hedefleri, siyasi, ekonomik ve sosyal sorunlara ilişkin görüşleri ile paralellik taşıyan düşünce açıklamaları terörizmimin propagandası olarak kabul edilemez. Toplumsal ve siyasal ortama veya sosyoekonomik dengesizliklere, etnik sorunlara, ülke nüfusundaki farklılıklara daha fazla özgürlük talebine veya ülke yönetim biçiminin eleştirisine yönelik düşüncelerin – Anayasa Mahkemesinin daha önce ifade ettiği gibi devlet yetkilileri veya toplumun önemli bir bölümü için rahatsız edici olsa bile (Abdullah Öcalan [GK], B No:2013/409, 25/06/2014, 91.) – açıklanması, yayılması, aktif, sistemli ve inandırıcı bir şekilde başkalarına aşılanması, telkin ve tavsiye edilmesi ifade özgürlüğünün koruması altındadır.” (Ayşe Çelik, B. No:2017/36722, 09/05/2019, 44)
  • Yine yargıtay başka bir karında: “yargılandığı davanın duruşmasında hükmün tefhimi akabinde “b…. s…. a….” şeklinde slogan attığı olayda eylemin gerçekleştirildiği yer, koşullar ve muhatapları, dinleyici kitlesi ve bu kitleyi harekete geçirme potansiyeli bulunmadığından” bu suçun oluşmadığını söylemiştir.

Yargıtayın Terör Örgütü Propagandası saydığı olaylar

  • Facebook hesabında yani sosyal medya hesabında silahlı bir terör örgütü üyesinin fotoğrafını yayınlayan sanığın terör örgütü propagandası suçunu işlediğini söylemiştir.
  • Sosyal medya hesabında YPG terör örgütüne ait amblemin paylaşılması ve altında yazan cümleden dolayı sanığın terör örgütü propagandası suçunu işlediğini söylemiştir.

Görüldüğü üzere yargıtay kararlarında bazı suçların direk propaganda kapsamında bazılarının ise ifade özgürlüğü kapsamında sayılması gerektiğini söylemiştir.

Av. Gülizar ÖZTEMEL

Mardin Barosu Avukatıdır. Malatya inönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Anadil seviyesinde, Almanca ve Kürtçe dillerini bilmektedir. Halen Mardinin Artuklu ilçesinde Avukatlık Mesleğini icra etmektedir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı