Gaiplik *2022 Güncel

Gaiplik

Gaiplik

Gaiplik; kişinin ölüm tehlikesi altında ya da uzun bir süre boyunca ortadan kaybolması halinde, kişinin hayatta olduğuna dair bir bilgi bulunmadığı durumlarda, yasaca düzenlenen sürelerin tamamlanmasıyla beraber ilgililer tarafından başvurulması sonucunda verilen hukuki statüdür. Gaipliğe ilişkin usul ve esaslar, TMK md.32 ile 35 arasında düzenleme alanı bulmuştur. Kelime anlamı itibariyle, göz önünde bulunmayan ve nerede olduğu bilinmeyen kişi anlamına gelen gaiplik, hukuki açıdan, görev – yetki sahibi mahkemenin gaiplik hükmü vermesi ile kişinin gaiplik sıfatını haiz olmasıdır. Yalnızca gerçek kişiler hakkında verilebilen gaiplik kararı ile beraber pek çok hukuki sonuç doğar.

Gaiplik Şartları

Gaiplik şartları şu şekilde ifade edilir:

  • Türk Medeni Kanunu ile düzenleme altına alınan hallerden en az birinin mevcudiyeti gerekir. Söz konusu haller; kişiden uzun süreden beri haber alınamaması ve kişinin ölüm tehlikesi altında kaybolmasıdır.
  • Yasa ile ifade edilen hallerin ortaya çıkmasını takiben belirli bir süre geçmelidir.
  • Kişinin öldüğü yönünde kuvvetli ihtimal olmalıdır.
  • Kanun tarafından ilgili kabul edilen kişilerin gaiplik kararı verilmesi talebinde bulunması gerekir.
  • Mahkeme, gaiplik kararı yönünde hüküm tesis etmelidir.

Gaiplik Kararı Hangi Hallerde Alınabilir?

Gaiplik kararının alınabilmesi için, hakkında gaipliğe hükmedilecek kişinin ölüm tehlikesi altında kaybolması veya kendisinden uzun bir süre haber alınamaması gerekir. Ancak, tehlike altında kaybolan herkes için gaiplik kararı verilmez. Kaybolmanın mutlaka ölüm tehlikesi altında gerçekleşmesi gerekir. Kişinin kaybolduğu halin ölüm tehlikesi altında olup olmadığı kanun koyucu tarafından ifade edilmediği için hakim takdirine bırakılmıştır. Bu hususta örnek vermek gerekirse; kişinin savaşa katılması ve çatışma alanında kaybolması, gemide seyahat ederken geminin batması ile kaybolması, deprem sırasında kaybolması ve uçak kazasında kaybolması halleri sıralanabilir.

Kişi hakkında gaipliğe karar verilebilmesi için aranan hallerden bir diğer ise uzun bir süredir haber alınamaması halidir. Bu tür durumlarda kişi, bulunması gereken yerlerde değildir. Kişinin nerde olduğu yönünde herhangi bir emare olmadığı gibi uzun süredir haber alınamamalıdır. Bu halde, kişinin özel bir tehlike altında olması şart değildir. Kişinin hayatta olmadığına dair güçlü bir kuşku mevcuttur. Bu tür durumda da yine somut olaya özgü koşullar ve özellikler ışığında değerlendirme yapılır. Söz gelimi; bir öğrencinin yurt dışına eğitim amacıyla giderek orada bulunduğu süre zarfında aile ise düzenli görüntülü konuşma yaparken uzun süredir bu tür görüşme yapmaması ve kendisinden hiçbir surette haber alınamaması örnek olarak verilebilir.

Gaiplik Kararı İçin Aranan Süre

Gaipliğe karar verilebilmesi belirli bir sürenin geçmiş olması şarttır. Yasa, söz konusu süreyi gaiplik sebebine göre değişiklik gösterecek biçimde düzenlemiştir. Zira, ölüm tehlikesi altında kaybolma hali ile uzun süredir haberdar olunamama halinde kaybolan kişinin ölme ihtimali farklıdır. Bu bakımdan, ölüm riski altında kaybolma hali için aranan süre, diğer hallere göre daha kısadır. Söz konusu süreler TMK md.33 ile düzenleme alanı bulmuştur.

TMK md.33:

Gaiplik kararının istenebilmesi için, ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl veya son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmiş olması gerekir. Mahkeme, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimseleri, belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilânla çağırır. Bu süre, ilk ilânın yapıldığı günden başlayarak en az altı aydır.

Gaiplik Kararında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Türk Medeni Kanunu, gaiplik davasına bakmakla görevli mahkemeyi düzenlemediği için Hukuk Muhakemeleri Kanunu genel hükümlerine bakılır. İşbu kanunda, aksi yönde bir hüküm bulunmadığı takdirde tüm çekişmesiz yargı işlerinin Sulh Hukuk Mahkemeleri eliyle yürütüleceği düzenlenmektedir. Gaiplik kararının verilmesi de çekişmesiz yargı işlerindendir. Genel hükmün aksine bir düzenleme de mevcut değildir. Bu itibarla gaiplik kararında görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu, aksi yönde bir hüküm mevcut olmadığı takdirde çekişmesiz yargı işlerinin tamamı için, talepte bulunan kişi ya da ilgililerinin birinin oturduğu yer mahkemesi yetkili mahkeme kılınmıştır. TMK md.32 ise bu hususa özel bir yetki kuralı düzenlemiştir. Buna göre, kişinin Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesi, gaiplik kararında yetkili mahkemedir. Kişi, Türkiye’ye hiç yerleşmemişse, nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer mahkemesi yetkili mahkemedir. Bu tür bir kayıt da mevcut değilse, kişinin annesi ya da babasının bulunduğu yer mahkemesi yetkidir.

Söz gelimi, hakkında gaiplik kararı talep edilen kişinin son yerleşim yeri Mardin ise bu durumda ilgililer, hak ve menfaat kaybı yaşamamak ve süreci en doğru şekilde yürütebilmek adına Mardin gaiplik avukatından hukuki yardım alarak Mardin Sulh Hukuk Mahkemesinde bu davayı açabilir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu