Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti Suçu

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti Suçu Türk Ceza Kanunu TCK Madde 188 de düzenlenmiştir.

TCK 188/1 Uyuşturucu Madde İmal Edenler:

“Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”

TCK 188/2 Uyuşturucu Maddeyi ihraç etmede alınacak ceza:

“Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye’de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.”

TCK 188/3 Uyuşturucu Madde Satan ve Satın alan, kabul eden ve bulunduran kişilerin alacağı ceza:

“Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz.”

TCK 188/4 Uyuşturucu Madde Satan ve Satın alan, kabul eden v.b kişilerin cezasının yarı oranında artırılması koşulu:

“a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin eroin, kokain, morfin, sentetik kannabinoid ve türevleri veya bazmorfin olması,”

“b) Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi, hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

TCK 188/5 Uyuşturucu Madde Satan ve Satın alan, kabul eden v.b kişilerin cezasının 1 kat artırılması koşulu:

“Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

TCK 188/6 Uyuşturucu Maddenin üretiminin resmi izne tabi olanlar için:

“Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.

TCK 188/7 Uyuştucu madde yapımında kullanılan maddeleri imal ver ithal etme:

“Uyuşturucu veya uyarıcı etki doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden, imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden kişi, sekiz  yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”

TCK 188/8 Konusunda uzman kişiler tarrafından uyuştucu madde satın alma, depolama v.b hallederde ceza artırımı:

“Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

TCK 188 ile ilgili Emsal Yargıtay Kararları

TCK 188. Madde YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

Sanık … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik olarak, sanığın 09.09.2015 tarihli itiraz dilekçesi hakkında itiraz merciince karar verilmesi mümkün görülmüştür.

A-) Sanık … hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, sanıklar …, …, …, … ve … hakkında suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, sanıklar …, …, …, … ve … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:

Atılı suçu örgüt faaliyeti çerçevesinde işleyen sanıklar… hakkında TCK’nın 58/9. maddesi gereğince cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemiş ise de; örgüt yöneticisi ve mensubu olan sanıklar hakkında mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak bu durumun infaz aşamasında dikkate alınmasının mümkün olduğu kabul edilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar … ve müdafileri, sanık … müdafii ile sanıklar …’in yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile sanıklar … müdafilerinin duruşmadaki savunmalarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, hükmolunan hapis cezalarının süresi ile tutuklama tarihine göre sanıklar … ve … hakkındaki salıverilme isteklerinin ve hükmolunan hapis cezasının süresine göre sanık … hakkındaki adli kontrol kararının kaldırılması talebinin reddine,

B-) Sanıklar … ve … hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:

Olay tutanakları, iletişimin tespiti tutanakları, sanıkların savunmaları ve dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgelere göre; sanıkların eyleminin “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçunu oluşturduğu gözetilmeden “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme” suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,

Yasaya aykırı, sanık … ve müdafii ile sanık …’in temyiz itirazları bu sebeple yerinde olduğundan hükümlerin BOZULMASINA,

C-) Sanık … hakkında:

a-) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:

Olay tutanağı, iletişimin tespiti tutanakları, sanık savunması ve dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgelere göre; sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyeti için yeterli nitelikte, her türlü kuşkudan uzak, inandırıcı ve kesin kanıt bulunmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu sebeple yerinde olduğundan hükmün BOZULMASINA,

b-) Suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:

Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

“a” bendindeki bozma nedeni dikkate alınarak, sanığın eyleminin örgüt kapsamında işlenmediği gözetilmeksizin, nin 188. maddesinin 5. fıkras 5. fıkrası uygulanmak suretiyle fazla cezaya hükmolunması,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları ile müdafiinin duruşmadaki savunması bu sebeple yerinde olduğundan hükmün BOZULMASINA,

D-) Sanık … hakkında suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:

1-) Sanığa isnat olunan suç için TCK’nın 188. maddesinin suç tarihinde yürürlükte olan 3. fıkrasında öngörülen hapis cezasının alt sınırının 5 yıl olduğu gözetilmeden, sanığın sorgusunun istinabe yoluyla yapılması suretiyle CMK’nın 196. maddesinin 2. fıkras 2. fıkrasına aykırı hareket edilmesi,

2-) Sanığın, telefon konuşmalarının kendisine ait olmadığını söylemesi karşısında;

Ses kayıtları getirtilip dinletilerek kendisine ait olup olmadığının sorulması, telefon konuşmalarındaki seslerin kendisine ait olmadığını belirtmesi halinde; ses örnekleri alınarak, ses kayıtlarının sanığa ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’ne veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması,

3-) Kabule göre; iddianamede ve Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünde TCK’nın 188. maddesi 4. fıkras 4. fıkrasının uygulanması istenmediği halde, ek savunma hakkı verilmeden sanık hakkında bu maddenin uygulanması suretiyle 5271 Sayılı CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması,

Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları ile duruşmadaki savunması bu sebeple yerinde olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA,

E-) Sanık … hakkında suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:

1-) Sanığa isnat olunan suç için TCK’nın 188. maddesinin suç tarihinde yürürlükte olan 3. fıkrasında öngörülen hapis cezasının alt sınırının 5 yıl olduğu gözetilmeden, sanığın sorgusunun istinabe yoluyla yapılması suretiyle CMK’nın 196. maddesinin 2. fıkras 2. fıkrasına aykırı hareket edilmesi,

2-) İddianamede ve Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünde TCK’nın 188. maddesi 4. fıkras 4. fıkrasının uygulanması istenmediği halde, ek savunma hakkı verilmeden sanık hakkında bu maddenin uygulanması suretiyle 5271 Sayılı CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu sebeple yerinde olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA,

F-) Sanık … hakkında suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:

Sanık hakkında “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçundan dava açıldığı, “suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan usulüne uygun şekilde açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden, bu suçtan da mahkûmiyet hükmü kurulması,

SONUÇ : Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu sebeple yerinde olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sanık hakkında İstanbul 3 numaralı Hakimlik ( 10. maddesiyle görevli) tarafından verilen 09.01.2014 tarihli, 2014/3 sorgu, 2013/2094 soruşturma numaralı, CMK’nın 109/3-a ve b maddesi gereğince “yurt dışına çıkış yasağı” ve “imza atma” adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasına, bu konuda ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılmasına, 21.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

TCK 188/3 ve 191/1. Madde YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

Esas No. 2006/6900 Karar No. 2008/2676

SATMAK VE KULLANMAK AMACIYLA UYUŞTURUCU MADDE BULUNDURMAK


ÖZET
GEREKÇELİ KARARIN BAŞINDA, SUÇUN İŞLENDİĞİ YER VE ZAMAN DİLİMİNİN GÖSTERİLMEMESİ, SUÇ TARİHİNDE SANIĞIN SEVK VE İDARESİNDE BULUNAN ARAÇTA YAPILAN ARAMADA, DİREKSİYON KUTUSUNUN İÇERİSİNDE 255 ADET UYUŞTURUCU MADDE NİTELİĞİNDEKİ HAPIN ELE GEÇİRİLDİĞİNİN ANLAŞILMASI KARŞISINDA; SUÇA KONU UYUŞTURUCU MADDENİN MİKTARI, NİTELİĞİ, İKİ POŞET İÇİNDE VE İKİ AYRI RENKTE OLMASI, SANIĞIN EYLEMİNİN SATMAK AMACIYLA UYUŞTURUCU MADDE BULUNDURMAK SUÇUNU OLUŞTURDUĞU GÖZETİLMELİDİR


Satmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık Deniz … hakkında ANTALYA 3. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 18/01/2006 tarihinde, 2005/563 – 2006/9 karar sayı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanık müdafii tarafından süresi içinde temyiz edildiği; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 09/05/2006 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.

Gereği görüşülüp düşünüldü :

KARAR : A ) 5271 sayılı CMK.’nun 232/2-c maddesine uygun olmayarak, gerekçeli kararın başında, suçun işlendiği yer ve zaman diliminin gösterilmemesi,

B ) Suç tarihinde sanığın sevk ve idaresinde bulunan araçta yapılan aramada, direksiyon kutusunun içerisinde 255 adet uyuşturucu madde niteliğindeki hapın ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında; suça konu uyuşturucu maddenin miktarı, niteliği, iki poşet içinde ve iki ayrı renkte olması, ele geçiriliş şekli ve tüm dosya kapsamı itibariyle sanığın eyleminin satmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı biçimde karar verilmesi,

SONUÇ : Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, 1412 sayılı CMUK.’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla hükmün BOZULMASINA, 19.02.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

TCK 188/3 ve 297/1. Madde YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

Esas No. 2007/96 Karar No. 2007/13851

UYUŞTURUCU MADDE NAKLETMEK CEZAEVİNE UYUŞTURUCU MADDE SOKMAK

ÖZET
SANIĞIN*CEZAEVİNDE TUTUKLU*KARDEŞİNİ* ZİYARETE GELDİĞİNDE ÜZERİNDE YAPILAN ARAMADA ESRAR İÇEREN HİNT KENEVİRİ BULUNMASI* KARŞISINDA,* EYLEMİN * CEZAEVİNE* UYUŞTURUCU* MADDE SOKMAYA KALKIŞMAK VE UYUŞTURUCU MADDE NAKLETMEK SUÇLARINI OLUŞTURDUĞU, DAHA AĞIR CEZAYI İÇERMESİ NEDENİYLE 5237 SAYILI YASA’NIN 188/3. MADDESİ GEREĞİNCE BELİRLENECEK CEZANIN 297/1. MADDESİNİN SON CÜMLESİ UYARINCA 1/2 ORANINDA ARTIRILMASI GEREKTİĞİ GÖZETİLMELİDİR

Uyuşturucu madde nakletmek ve cezaevine uyuşturucu madde sokmaya kalkışmak suçlarından sanık Yavuz hakkında (Yalova Ağır Ceza Mahkemesi)’nce yapılan yargılama sonucu, 04.10.2006 tarihinde 2006/76 esas ve 2006/209 karar sayı ile kurulan mahkumiyet hükmünün sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 17.01.2007 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:

Yargılama sürecinin yasaya uygun olarak yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç tipi ile artırma ve indirme nedenleri tartışılarak yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının red dine, ancak; İncelenen dosya içeriğine göre, Yalova Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunan kardeşi Nurullah’ı ziyaret etmek için cezaevine geldiğini belirten sanık Yavuz’un beraberinde getirdiği eşyalar üzerinde jandarma görevlileri tara fından yapılan arama sonucunda, ayakkabı topuğunun iç kısmı oyulmak suretiyle oluşturulan bölümde net 3.016 gram esrar içeren hint keneviri bitkisinin ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin cezaevine uyuşturucu madde sokmaya kalkışmak ve uyuşturucu madde nakletmek suçlarını oluşturduğu dikkate alınarak, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 297/1. fıkrasının son cümlesi ile aynı Kanun’un 44. maddesi hükmü birlikte değerlendirilip, daha ağır cezayı içermesi nedeniyle uyuşturucu madde nakletmek suçundan dolayı TCK’nın 188/3. maddesi gereğince be lirlenecek cezanın, aynı Kanun’un 297/1. maddesinin son cümlesi uyarınca 1/2 oranında artırılması gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde karar verilmesi,

Yasaya aykırı, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün istem gibi (BOZULMASINA), 27.11.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

TCK 188, 191 ve 192 Madde YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

Esas: 2008/18087 Karar: 2009/8013

UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ YAPMAK VE KULLANMAK İÇİN UYUŞTURUCU BULUNDURMAK SUÇU – SANIĞIN ATILI SUÇU İŞLEDİĞİNE DAİR İÇERİĞİ TAM BELİRLENEMEYEN TELEFON GÖRÜŞMELERİNDEN BAŞKA DELİL BULUNMADIĞI – ADLİ PARA CEZALARININ TÜRK LİRASI OLARAK BELİRLENMESİ GEREĞİ

ÖZET: Sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin içeriği tam olarak belirlenemeyen telefon görüşmelerinden başka mahkumiyeti için yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının gözetilmesi gerekir. Ayrıca para cezalarının Türk Lirası olarak belirlenmesi gerekir.

(5237 S. K. m. 53, 188, 191, 192) (5083 S. K. m. 1) (Yeni Türk Lirası Ve Yeni Kuruşta Yer Alan Yeni İbarelerinin Kaldırılmasına Ve Uygulama Esaslarına İlişkin Karar m. 1)
Dava: Uyuşturucu madde ticareti yapmak ve kullanmak için uyuşturucu bulundurmak suçundan sanıklar Bayram ve Nevzat, uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan sanıklar Harun, H.Hasan, Aziz, Murat ve Ersin hakkında Malatya Birinci Ağır Ceza Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonucu, 15.05.2008 tarihinde 2008/10 esas ve 2008/202 karar sayı ile; uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan tüm sanıkların mahkumiyetlerine, sanıklar Bayram ve Nevzat hakkında ayrıca kullanmak için uyuşturucu bulundurmak suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin verilen hükümlerin sanıklar Bayram, Nevzat, H.Hasan, Aziz, Murat, Ersin ve müdafileri ile sanık Harun tarafından temyiz edilmesi üzerine, dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ret, düzeltilerek onama ve bozma isteyen tebliğnamesi ile 18.12.2008 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: A- Süresinden sonra sanık Harun tarafından yapılan temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca REDDİNE,

B- Sanıklar H.Hasan ve Aziz hakkında kurulan hükümlerin incelenmesi:
Yapılan yargılamaya, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanıkların ve müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanıklar hakkında tayin edilen adli para cezalarının; 5083 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2- TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrası uygulanırken, sanıkların bu hakları kullanmaktan yoksunluklarının <53. maddenin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi yönünden koşullu salıverilmelerine kadar, diğer bentler açısından ise, hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar> sürmesine karar verilerek, sözü edilen maddenin (2) ve (3) numaralı fıkralarına aykırılık oluşturulması,

Bozmayı gerektirdiğinden, hükümlerin CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
1- Sanıklar hakkındaki sonuç adli para cezasının ayrı ayrı 80 TL olarak değiştirilmesi,

2- TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerlerine ayrı ayrı <Sanıklar hakkında TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına> ibarelerinin yazılması,

Suretiyle, hükümlerin istem gibi düzeltilerek ONANMASINA, suçun niteliği ile tutuklu kaldıkları süreler itibariyle sanıklar hakkındaki tahliye taleplerinin reddine,

C- Sanıklar Bayram ve Nevzat hakkında kurulan hükümlerin incelenmesi:

1- Uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan kurulan hükümlerle ilgili olarak;

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak:

a) Dosya kapsamına göre; sanık Bayram’ın suç konusu uyuşturucu madde ile yakalanmasından sonra beyanlarıyla, sanık Nevzat’a ait olup, diğer sanık H.Hasan’a ait büfede uyuşturucu maddenin ele geçirilmesini ve sanık Nevzat’ın yakalanmasını sağladığı, sanık Nevzat’ın ise, üst ve ev aramasında herhangi bir uyuşturucu madde ele geçirilmemesine rağmen, söz konusu uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu kabul ederek ikrarı ile suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunduğu anlaşılmakla; her iki sanık hakkında TCK’nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

b) Sanıklar hakkında tayin edilen adli para cezalarının; 5083 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

c) TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrası uygulanırken, sanıkların bu hakları kullanmaktan yoksunluklarının <53. maddenin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi yönünden koşullu salıverilmelerine kadar, diğer bentler açısından ise, hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar> sürmesine karar verilerek, sözü edilen maddenin (2) ve (3) numaralı fıkralarına aykırılık oluşturulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıkların ve müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükümlerin istem gibi BOZULMASINA, bozmanın niteliğine ve tutuklu kaldıkları süreler itibariyle sanıkların tahliyelerine, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü olmadıkları takdirde derhal salıverilmelerinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,

2- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan kurulan hükümlerle ilgili olarak;

Dosya kapsamına göre; suç konusu uyuşturucu maddelerin ele geçiriliş biçimi itibariyle, sanıkların; sübut bulan uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunu gizlemek ve bu suçun cezasından kurtulmak için; suça konu maddeleri kullanmak için bulundurduklarını belirttikleri, sanıkların uyuşturucu madde kullandıklarının teknik yöntemlerle de belirlenmediği gözetilmeden atılı suçlardan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,

Yasaya aykırı, sanıkların ve müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin istem gibi BOZULMASINA,

D- Sanık Ersin hakkında kurulan hükmün incelenmesi:

Sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin tanık Suat’ın soyut beyanları ve diğer sanık Bayram ile yaptığı içeriği tam olarak belirlenemeyen telefon görüşmelerinden başka mahkumiyeti için yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden; atılı suçtan beraati yerine yazılı gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi,

Yasaya aykırı, sanığın ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün istem gibi BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre sanığın tahliyesine, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,

E- Sanık Murat hakkında kurulan hükmün incelenmesi:

Sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin diğer sanık Bayram ile yaptığı içeriği tam olarak belirlenemeyen telefon görüşmelerinden başka mahkumiyeti için yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden; atılı suçtan beraati yerine yazılı gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi,

Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün istem gibi BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre sanığın tahliyesine, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 29.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

TCK madde 188 Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile ilgili Sonuç:

TCK 188/3 ile TCK 191. Madde birbirine çok yakındır. 188.Madde başlığı uyuşturucu imal ve ticaret olmasına rağmen 188/3. fıkrada sanki ticaret kastı olmadan olmadan alma verme v.s. durumlar yoruma açık bir şekilde belirtilmiş olması nedeniyle, Kişiler hakkında çoğu zaman TCK 191 yerine TCK 188/3 ten iddianame düzenlenmektedir.

Bu konu uzmanlık gerektireceğinden salt bireysel savunmalarınızlar bunu ortaya çıkarmanız biraz zor olabilmektedir. O yüzden konu uzmanı bir avukattan yardım almanızı tavsiye ederim. Çünkü bu iddianamenin çürütüleceği yer çoğu zaman mahkemedir. Yapacağınız savunmada ticaret kastı olmadığını özellikle belirtmelisiniz.

Mardin, Şırnak, Şanlıurfa, Gaziantep, Van, Hakkari gibi sınıra komşu olan illerde bu suçun işlendiğine fazlaca rastlamaktayız. Haklarında tutanak tutulan ve işlem görenlerin, avukatlardan yardım almalarını tavsiye ediyorum. Zira bu suçlar genellikle diğer daha az ceza almayı gerektiren maddelerdeki suçlar ile karıştırılmaktadır.

Şunuda belirtmek isterim ki bu suçu işleyenler genellikle; Mardin Uyuşturucu Avukatı, Mardinin en iyi uyuşturucu suçları avukatı, Şırnak uyuşturucu avukatı, şırnağın en iyi uyuşturucu avukatı, uyuştucu ticareti suçu, madde 188, madde 188/3 gibi terimler ile google, yandex v.b arama motorlarında avukat aramaktadırlar.

Ancak sürekli bloğumda ve web sitemde belirttiğim gibi, Türk Hukuk Sisteminde böyle bir ayrım yoktur. 4 yıllık Hukuk Fakültesini bitiren ve avukatlık stajını tamamlayan her avukat bu davalara bakabilmektir.

Av. Gülizar ÖZTEMEL

Mardin Barosu Avukatıdır. Malatya inönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Anadil seviyesinde, Almanca ve Kürtçe dillerini bilmektedir. Halen Mardinin Artuklu ilçesinde Avukatlık Mesleğini icra etmektedir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı